Bu yazı bir tanıdığının işine yarar mı? facebook’da paylaş
"Yaşam tarzı enflasyonu" nedir?

"Yaşam tarzı enflasyonu" nedir?

Bu soruya verilebilecek en güzel yanıt şudur: “Yaşam standartları yükseldikçe daha çok para harcanır. “

Çok basit bir matematik aslında bu. Belki siz de dahil olmak üzere birçok insan, daha çok kazanmaya başladığında otomatik olarak daha çok harcamaya başlar.

Maaş artarsa harcamalar da artar!

Yeni mezunları düşünün. Kazandıkları maaşın dörtte birine şehir merkezinde olmayan, ama ihtiyaçlarını karşılayabilecek küçük bir ev kiralarlar başlangıçta. Aradan birkaç yıl geçince terfi alırlar, şansları da yaver giderse maaşlarında hatırı sayılır bir iyileşme olur. Böyle bir durumda o güne kadar gözlerine sevimli gelen şirin evlerine birden sığamaz olurlar. Daha iyi bir muhitte, daha pahalı bir ev arayışına girerler. Gerçekten ihtiyacı oldukları için değil, buna maddi olarak güçleri yettiği için!

Tipik olarak bir insan, iş yerinde daha çok kazanmaya başlarsa, beraberinde harcamaları da artar. Fakat bu ciddi bir sorundur. Çünkü bu şekilde yaşayanlar, kabaran faturalara maaşlarını yetirebilirler, ama varlık olarak zenginleşemezler. İşi kaybetme riski ise her zaman vardır.

Yaşam tarzı enflasyonu bir girdap gibidir.

Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, para olunca içten gelen güçlü harcama dürtüsüne engel olamamak. İkincisi, harcamaların sosyal statü göstergesi olarak algılanması, ya da yeni sosyal statüye uyum çabaları. Yeni işte herkes BMW kullanılıyor diye aşağılık kompleksi hissine kapılarak aynı arabadan alma baskısı hissetmek ir uç örnek gibi gelebilir ama gerçektir. Ya da iş yerinde herkes öğle yemeğinde pahalı restorana gittiği için evden yemek getirmekten vazgeçmek bu duruma verilecek güzel örnektir.

Bu girdaba bir kez kapıldınız mı kendinizi zor kurtarırsınız. Sadece ev araba değil, iş arkadaşlarınızın gittiği tatillere gider, eğlencelere katılır, ihtiyacınız olmayan alışverişleri yaparsınız. Başkasının çocuğu koleje gidiyorsa siz de gönderirsiniz, bunun sonu gelmez.. Oysa kaçırdığınız şey şudur. insanlar her ne kadar zengin gözükseler de aslında o kadar değiller! Birçoğunun kenarda tasarrufu yoktur, ya da olmayan parayı harcıyorlardır!

Şehir değiştirme, evlenme, çocuk sahibi olma gibi durumlarsa mecburi değişikler; ama bu durumlarda da doğal olarak, yaşam tarzı enflasyonu olması, beklenen bir sonuçtur.

Yaşam tarzı enflasyonundan kaçının!

Kendinizi kaptırdığınız lüks yaşam içinde limitlerinizi iyi belirlemezseniz, önce ay sonunu getiremez hale gelirsiniz, sonrasında kredi kartı limitleriniz dolmaya başlar. Eğer tüm bu hengame içinde bir de işinizi kaybederseniz, bütün dengeleriniz alt üst olabilir! Baştan sabit giderlerinizi kontrol altına almadığınız ve yeterince tasarruf yapmadığınız için, alacağınız ihtiyaç kredisi bile sorunlarınızı çözmeyebilir. Kredi kartınız kapanma noktasına gelebilir, kredi kartı borcu yapılandırma çözümünden başka yolunuz kalmaz!

En iyisi bütün bunlar olmadan önce, bu gereksiz enflasyona bir dur demek! Ama bu konuda geç kaldıysanız, en azından kredi yapılandırma, ya da kredi birleştirme, borç transferi, refinansman gibi acil çözümlerle borçlarınızı tek çatı altında toplayarak biraz nefes alabilirsiniz. Tüm bu ve benzeri ihtiyaçlarınız için www.tekkredi.com sizin yanınızda olacaktır.

Diğer Bilgiler
Kredi Notu Nedir?
Kredi Notu; Kredi Kayıt Bürosu adlı kuruluş tarafından, kişinin geçmişten bugüne kadar bankalarla kredili çalışma davranışlarından (Bireysel Kredi, Kredi Kartı, Kredili Mevduat vb.) yola çıkarak oluşturduğu bir risk derecelendirme yöntemine verilen isimdir. Kredi Notu ile kişilerin borç ödeme disiplinleri, mevcuttaki borçlarını ödeyebilme veya ödeyememe ihtimalleri sayısal değerlere dönüştürülür. Bu sayede; finansal kurumlar, reel sektör ve bireyler kredi notunu kendilerine referans almaktadır. Kredi Notu, 0 ile 1900 değerleri arasında değişir. 0 en riskli puan iken, 1900 en az riskli puandır. Kredi notu yükseldikçe kredi talebinin olumlu sonuçlanma ihtimali yükselmektedir. Devamı
Kredi Raporunuz Sizin Hakkınızda Ne Söylüyor?
9 önemli bankanın kurduğu ve 1999 yılından beri Türkiye'de faaliyette bulunan Kredi Kayıt Bürosu, bireyler hakkında kredi raporu veya risk raporu hazırlayarak bankaların kolay kredi vermesine yardımcı olan tek kurum olarak çalışıyor. KKB'nin hazırladığı bu kişiye özel rapor; "KKB Raporu" veya "Risk Raporu" adı altında sadece bireylere ve talep eden bankalara sunuluyor, üçüncü kişilere verilmiyor. Devamı
Akın A.
24 yaşında, Evli
Mal Kabul Elemanı
“Elden borçlarım ve ihtiyaçlarım için kredi kullanmıştım. Tekkredi sayesinde vadeyi uzatarak dağınık olan borçlarımı tek bir bankaya taşıdım. Bu durum da beni çok rahatlattı. Kredi kullanımına kadar Tekkredi sürekli benimle iletişim kurarak her aşamada yardımcı oldu.”